Kırıcı olmayayım derken ayrımcı dil kullanmayınız.

Doğru Sanılan yanlışlar, Ayrımcı Dil kullanılmasına sebep olmaktadır.

ENGELLİ BİREYLERDEN BAHSEDERKEN VE İLETİŞİM SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN 15 kural.

Toplumu oluşturan tüm bireyler ve özellikle Belediye başkan adayları, meclis üyesi adayları, siyasi parti yöneticileri, partilerde çalışanlar ve medya mensupları ile sosyal medya kullanıcılarının Engelli bireylerden bahsederken ayrımcı dil kullanmaları onurlu yaşam hakkına saygısızlıktır. Lütfen iletişim de doğru ifadeleri kullanalım.

1-      Ne diyeyim kaygısı taşımayın, Engelli birey ifadesini kullanınız.Tanılama ve sınıflandırma bireylere doğru hizmet ve çözüm üretmek içindir. Onun dışında bireyin engeline değil kişiliğine odaklanıp ismiyle hitap etmeniz yeterlidir. Durumunu kabullenebilmiş engelliler sonucu değiştirmediği için kelimelere takılmazlar. Siz sözlü ve yazılı iletişimde Ortopedik engelli birey, Görme engelli birey, İşitme engelli birey, Farklı zihinsel gelişim gösteren birey, Otizmli birey, Down sendromlu birey, Sağır birey, Kör birey şeklinde ifade edebilirsiniz. Bireyle konuşurken sadece ismiyle hitap ediniz.

2-      Engellilik bir hastalık değildir. Engelli bireyler ayrıca sağlık sorunları yoksa genel olarak sağlıklı insanlardır. Engeli olmayan insanları “Sağlıklı” insanlar şeklinde ifade etmeyiniz. Engeli olmayanlar veya “Tipik insanlar” şeklinde ifade edebilirsiniz. “Engelliler ve tipik insanlar eşit yaşam hakkına sahip olmalı ” söylemi doğru ifadedir.

3-       Sağırlık bir kültürdür. Körlük bir kültürdür. Kendini Sağır yada Kör olarak ifade eden bireylerle Sağır değilsin yada Kör değilsin yada Sakat değilsin kendine böyle söyleme sen engellisin şeklinde konuşmalar yapmayınız.
Özel çocuk, melek çocuk, özel insan, melek insan gibi sıfatlar ötekileştirmedir. Engelliyi ve farklı gelişim gösteren kişiyi olduğu gibi kabul etmiyor olmaktır. Tüm farklılıkları oldukları gibi kabul ederek birey olarak görmek, onurlu yaşam haklarına saygıdır.

4-      Kör, Sağır, Sakat gibi kelimeleri hakaret cümlesi olarak kullanan kişiler yakınları ve saygi duydukları kişiler için bu kelimeleri kullanmaktan utanırlar. Utanılması gereken “Körmüsün”, “Sağırmısın” “ Sakatmısın” gibi kelimeleri hakaret ifadesi olarak kullanmaktır.

5-      Konuşmalarınızda Hepimiz engelli adayıyız demeyiniz. Bu söylem engelliliğin kötü bir durum olduğuna vurgu içerir ve engellilikten korktuğumuz için hizmet ediyoruz şeklinde algılanmaktadır. Kimse engelli adayı olmamalıdır. Tüm insanlar engelliliğin azaltılması ya da önlenmesi konusunda çalışmalar yapmalıdır.

6-      Engelli bireylerle karşılaştığınız zaman geçmiş olsun demeyiniz. Engellilik bir hastalık değildir, geçmez. Her hangi bir kişiye nasıl selam veriyorsanız öyle selam veriniz. Engelli olmayı bir yaşam tarzı olarak görünüz. Engelli birey toplumun yarattığı engeller nedeniyle hayata katılımı engellenen bireydir. Engelleri kaldırmak için destek olunuz. 

7-      Engelli bireyleri zavallı, yardıma muhtaç olarak görmek yerine yaşam haklarına saygı gösteriniz. Engelliliği maddi imkansızlığın sonucu olarak görmeyiniz. Türkiye de 10 milyon 300 bin engelli bireyin sadece 2 milyona yakını maddi imkansızlığını kanıtladığı ve beyan ettiği için devletten nakdi yardım almaktadır. 8 milyon civarı engelli maddi olarak toplumun diğer kesimi ile aynı ekonomik dağılıma sahiptir.

8-      İşitme engellilerle iletişimde yüksek sesle konuşmayınız. Konuşurken yüzlerine bakınız ve ağzınızı kapatmayınız. İşaret dili öğreniniz. Yapacağınız konuşmalarda ve vereceğiniz tüm hizmetlerde işaret dili tercümanı bulundurunuz.

9-   Görme engelli  bireylere yardım etmek için koluna girip çekiştirmeyiniz. Önce yardım isteyip istemediğini sorunuz sonra kolunuzu uzatınız, bir adım önünde yürüyünüz o sizin kolunuza girecek ve sizi takip edecektir.

10-   Engelli bireylerin olduğu ortamlarda engelliliğin doğurduğu sorunlardan bahsetmeyiniz. Ebeveynleri bahsediyorsa onu da uyararak bireyin duymayacağı bir yerde konuşunuz.

11-   Engelli bireylerle iletişimde engeli hakkında tedavi önerilerinde bulunmayınız. Kendi çevrenizden örnekler vermeyiniz. Tekerlekli sandalyeye mahküm oldu, yatağa mahküm oldu gibi ifadeler kullanmayınız. Engellilik bir suçun sonucu oluşmuş mahkümiyet durumu değildir.

12-   Engellilerin sayısal oranından bahsederken resmi verilerin %12,29 olduğunu bilerek konuşunuz. İnternet ortamında dolaşan yanlış verileri dikkate almayınız. Bir çok veri  yanlış yada sadece devletten nakdi yardım alanları kapsamaktadır. AÇSH Bakanlığı’nın 2011 verisinde oran %12,60 olarak görülmektedir.

13-   Göreve gelmeniz halinde damatsız düğün, gelinsiz düğün, temsili düğün gibi etkinlikler yapmayınız. Engelli bireyleri kandırmak sonrasında büyük sorunlara sebep olmakta ve engelli bireyi istismarcıların hedefi haline getirmektedir.

14-  Tekerlekli sandalye kullanan biriyle konuşurken karşısında ayakta durmayınız. Yüz yüze iletişim için karşısında oturunuz yada çökünüz. Aksi halde sizin karın altı seviyeniz onun yüzüne gelir ve buda iletişimi zorlaştırır. Tekerlekli sandalye kullanan bireylerle fotoğraf çektirirken sizde onun yanında çökün, aynı seviyede olmanız daha samimi olduğunuzu gösterir.

15- Yerel yönetici olarak birinci görevinizin kentin tüm yaya yollarını, park alanlarını, kamu binalarını, konutları, konaklama ve gastronomi işletmelerini, Kültürel, sosyal ve spor alanlarının herkes için erişilebilir mimari de yapmak yada düzeltmek olduğunu bilerek görevinizi yapınız. Sadece engellilere özel mekânlar, cafeler, parklar, plajlar  yapmak onları toplumdan ötekileştirmektir. Herkesin bir arada yaşaması için çalışmalar yapınız. Her cafede bir down sendromlu çalıştırmak, her mekâna engellilerin rahatça erişebilmesini sağlamak başarıdır. 

Belediye başkanının başarısı ; kentin sokaklarında, eğitim, iş,  sosyal, kültürel ve spor alanlarında görülen engelli ve yaşlı sayısı kadardır.

Adem Kuyumcu 

Engelliler ve Aileleri ile Doğru İletişim Danışmanı – Eğitmen

Engelsiz, Herkes için Erişilebilir Kentler Danışmanı – Eğitmen 

Engelsiz, Herkes için Turizm Uygulamaları Danışmanı – Eğitmen 

  1. Prof.Dr.Recep Aydın diyor ki:

    Merhaba Adem bey. Sizinle Perşembe-Cuma Erzurum Atatürk Üniversitesi, Turizm otelinde tanıştık, dinledik. Çok faydalı oldu. Buradaki yazlarınız engelli farkındalığı yaratmak için çok güzel. Sadece yerel yönetimler değil aynı zamanda herkes için bilinmesi gereken hususlara yer vermişsiniz. Çok teşekkür ederiz. İzniniz olursa Sosyal medyada paylaşmak isterim . Saygılarımla

    • Adem Kuyumcu diyor ki:

      Merhaba hocam, Erzurum Atatürk Üniversitesine gelmedim ancak başka bir yerde tanışmışızdır. Hocam yazıları paylaşmanızdan memnuniyet duyarız.
      Duyarlılığınız için teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir