Kutlama değil erişilebilirlik ve iletişim engellerinin kaldırılmasını istiyoruz

10 – 16 Mayıs Türkiye Engelliler haftasıdır. Evde kaldığımız bu günler de kendini iyi insan olarak tanımlayan herkesin bilgilenmesi, doğru bildiği yanlışları düzeltmesi için aşağıdaki maddeleri öğrenmesi engellilerle doğru iletişim açısından ilk adım olacaktır. Kentlerin, binaların, sosyal alanların mimari erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik sorunları bir tarafta devam ederken diğer tarafta engelliler ve aileleriyle iletişim konusunda da ciddi sorunlar yaşanıyor. Engellilik hakkında toplumsal iletişim dilimizi, resmi iletişim dilimizi ve basın organlarında ve sosyal medyada kullandığımız iletişim dilimizi düzeltmemiz gerekiyor.

Engelli bireylerle iletişimde dikkat edilmesi gerekenler:

  • Farkındalık günlerinde kutlama mesajı yayınlamayınız! Engelli olmak keyfi bir tercih değildir. Zorunlu bir yaşam durumudur. İnsan engelli olduğu için kutlanmaz. Bu nedenle engellilere özel günlerde yapacağınız konuşma, yazışma ve paylaşımlarda kutlamadan bahsetmek yanlış olur. 10 – 16 Mayıs Türkiye Engelliler Haftasıdır. Engellilik alanında yapılan çalışmalar hafta süresince toplumsal duyarlılığın artması, kamu kurumlarının ve özel sektörün engellilerin toplumsal hayata eşit ve adil katılımı için geçen yıl çalışmalarını değerlendirmesi, gelecek yıl hedeflerinin açıklanmasının amaçlandığı Türkiye’ye özgü bir haftadır. Dünya engelliler günü 3 Aralık’tır. Dünya engelliler haftası şeklinde paylaşımlar yapılması yanlıştır.
  • Sayısal verilerin doğrularını biliniz! Türkiye de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler bakanlığının TÜİK ‘le yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre engelli oranı %12,60 olmuştur. 10 milyon 500 bin civarında vatandaş kayıtlı engellidir ve anne, baba, kardeş, eş ve çocuklarıyla birlikte 40 milyon civarında vatandaş engellilikten etkilenmektedir. Bu sayının en az 25 milyonu da seçmendir.  Bu resmi verinin dışındaki bilgiler yanlıştır, ciddi değildir, inanmayınız.
  • Bakış açınızı değiştiriniz! Engellilik, bireyin bedensel veya zihinsel farklılığı nedeniyle toplumun dışında kalması değil, toplumu oluşturan birey ve yöneticilerin yaptıkları yanlış uygulamalarla engelli bireyin hayata katılımını engellemesidir. Engelli birey hayata katılımı çeşitli şekillerde engellenen bireydir. Mimari çevreyi yaratanlar herkes için tasarım ilkelerine ve erişilebilirlik standartlarına göre tasarlayıp uygularlarsa, tekerlekli sandalye kullanan bireyler, görme engelli bireyler ve işitme engelli bireylerle engeli olmayan bireyler arasında bir fark olmaz. Her yere ulaşım ve erişim eşit şekilde sağlanmış olur. Eğittim, iş hayatı, spor, sanat ve sosyal hayatta mimari engeller ve iletişim engellerini kaldırdığımızda herkes eşit duruma gelir. Her insan engelleri kaldırma konusunda önce kendi üzerine düşeni yapmalıdır.  
  • Geçmiş olsun demeyiniz! Engellilik hastalık değildir geçmez, Engellilik bir yaşam biçimidir.  Engelliler de ayrıca hasta olup iyileşebilirler ancak engellilik iyileşecek bir durum değildir. Sözlü ve yazılı iletişimde engelliler ve sağlıklı kişiler şeklindeki tanımlamalar yanlıştır. Engelli bireyler ve engelli olmayan bireyler olarak ifade etmek doğrudur.
  • Sevgi her engeli aşar deyimini kullanmayınız ! Engellileri sadece sevmeniz değil önlerine çıkan ENGELLERİ kaldırarak hayata katılımlarını sağlamanız engelleri aşar. Yaya yollarında, binalarda, toplu ulaşımda, parklarda erişilebilirlik engellerini,  eğitim de engelleri, iş hayatında engelleri, spor ve sanat hayatında engelleri, sosyal hayata katılımda engelleri sadece seviyor olmak aşmıyor.
  • Farklılığın sebebini sorgulamayınız! Her insan bir birinden farklıdır. Engelli bireye durumunun sebebini sorgulamayınız. Tedaviden bahsetmeyin, çevrenizden örnekler vermeyiniz. Her insan farklıdır ve sizin yakınınıza iyi gelen başka bir kişiye zarar verebilir. Engellilerin bulunduğu ortamlarda engelli olmanın doğurduğu sorunlardan bahsetmeyiniz.  Engelli birey ve ailesi sizin uzmanlık alanınızdan faydalanmak için size başvurmuşsa sadece kendi uzmanlık alanınızda bilgileri aktarınız.
  • Hepimiz engelli adayıyız demeyiniz! Engellilik keyfi bir durum veya tercih değildir, zorunlu bir yaşam biçimidir. Bu nedenle engelliliğe aday olunmaz. Hepimiz engelli adayıyız ifadesi engelli olmayı korku unsuru olarak kullanmaktır. Engelleri kaldırmak için bir şeylerden korkmanıza gerek yok. İlla korkmak ve korkutmak istiyorsanız tüm canlıların tek gerçeği olan yaşlılığı ve ölümü hatırlayınız, hatırlatınız.
  • Engelli taklidi yapmayınız! Devleti ve belediyeleri yönetenlerin empati diye tekerlekli sandalyeye oturması, gözlerini bantlaması gibi eylemlerde bulunması yanlıştır. Engellerin kaldırılmasından sorumlu ve yetkili kişi olarak çözüm için dezavantajlı insanların veya canlıların taklidini yapmanıza gerek yoktur. Kanunları uygulamak ve görevi doğru yapmak gerekir. Ayrıca bu taklidi yapanlarında deneyimledikleri alanlarda engelleri kaldırmadıklarını defalarca gördük. Bir engelli veya engelli derneği yöneticisi veya federasyon yöneticisi istese bile bu bir empati şekli olarak görülse bile yanlıştır, konunun ciddiyetinden uzaktır.
  • Engeline takılmak yerine ismiyle hitap ediniz, tanımlamaya dikkat ediniz! Geçmiş yıllar da kullanılan Sakat ve Özürlü ifadeleri günümüzde Engelli birey olarak değiştirilmiştir. Günümüzde sözlü ve yazılı iletişimde Engelliler veya Engelli birey ifadesini kullanmak doğrudur. Tanımlama olmazsa sorunların çözümü için hizmet üretimi de olmaz. Engelli olmak utanılacak yada ayıplanacak bir durum değildir. Ortopedik, Görme, İşitme engelli birey, farklı zihinsel gelişim gösteren birey, otizmli birey, down sendromlu birey gibi doğru ifadeler yerine engellilere melek, özel, cennet gibi sıfatlar kullanmak engellileri birey ve vatandaş olarak kabul etmediğiniz anlamına gelmektedir. Herkes bir birinden farklıdır ve herkesin eşit yaşam hakkı vardır. Sıfatlar takmak acıma ve ötekileştirme içerir, ayrımcılıktır.
  • Hakaret ifadesi olarak kullanmayınız! Kör, Sağır, Topal, Çolak gibi ifadeleri kullanmak geçmişten geldiği için ayıp değildir. Ayıp olan bu ifadeleri “körmüsün, sağırmısın, sakatmısın, spastikmisin şeklinde hakaret ifadesi olarak kullanmaktır.  Körlük ve Sağırlık yaşam biçimidir. Sağır kültüründe ana dil işaret dilidir ve hayatı görsel olarak yaşarlar, Kör kültüründe hayat duyumsayarak yaşanır ve brail alfabesi kullanılır. Durumunu kabullenmiş Sağırlar kendilerini sağır olarak ifade ederler, körler kendilerini kör olarak ifade ederler. Engelli birey değilseniz geneli kapsıyor olduğu için İşitme Engelli birey ve Görme engelli birey ifadesini kullanınız. Durumunu kabullenmiş ve kendisi ile barışmış engelli bireyler ve yakınının durumunu olduğu gibi kabul etmiş aileler durumu değiştirmeyeceği için ifadelere takılmazlar.
  • Engelliliği muhtaçlık ve acınası olarak görmeyiniz! Türkiye de kayıtlı 10 milyon 500 bin engelliden sadece 1 milyon 800 bin civarı devletten engelli aylığı ve bakım yardımı gibi nakdi destek almaktadır. 8 milyon engelli devletten nakdi destek almayıp kendi imkanlarıyla yaşamakta ve ekonomik olarak toplumun diğer kesiminin dağılımıyla aynı durumdadır. Engellilerin tamamını yardıma muhtaç görmek, acıma kökenli yaklaşımdır ve ayrımcılık içerir. Duyarlı, farkında ve engel kaldıran insan olmak erdemdir. Ayrıca bazı siyasetçilerin açıklamalarında söyledikleri tüm engellilere nakdi destek sağlıyoruz v.s. gibi ifadeler doğru değildir, inanmayınız.
  • Yardım etmeden önce sorunuz! Ortopedik engellilere veya Görme engellilere yardım etmeden önce sadece onun duyabileceği şekilde size yardım etmemi istermisiniz diye sorun. Yardımınızı isterse “nasıl yardım edeceğimiz bana tarif edermisiniz” ikinci sorunuz olsun. Kendisinden öğrenip destek olmanız iki tarafın da olumsuz durumlar yaşamasını önler. Görme engellinin kolunu girip çekiştirmeyiniz, bir adım önünde durun ve kolunuzu uzatın o sizin kolunuza girecektir. Yürürken çevreyi sesli olarak betimleyiniz.
  • Yaptığınız yardımları reklam etmeyiniz, hak gaspi olarak kullanmayınız! Engelliler adına yapıldığı söylenen çeşitli yardım kampanyalarına ve bireysel olarak yaptığınız yardımları sosyal medyada paylaşmayınız. Eğitim hakkına destek olmak için bağış yaptıktan sonra kendi çocuğunuzla engelli çocuğun aynı sınıfta olmasına izin vermemek yardımı eğitim hakkı gaspi olarak kullanmaktır. Engelliler için spor yapmak engelli bireye fayda sağlamaz, birlikte spor yaparsanız doğru olur. Daha da önemlisi spor alanlarının engellerinin kaldırılmasını sağlamanız daha büyük iyiliktir. Spor alanlarını, sosyal alanları, sanat merkezlerini mimari engeller nedeniyle engelli bireyler tarafından kullanılamıyorsa sizin yaptığınız göstermelik yapılmış olur. Engelli bireylerin sorunlarını ciddiye almamak olur. Engellilere yardım yaptıktan sonra kişisel yetki alanınızda mimari engelleri kaldırmıyorsanız, iletişim engellerini kaldırmıyorsanız, yaya yoluna, rampa geçişine park ediyorsanız yardımı hak gaspi olarak kullanmak olur.
  • Sandalye yardımlarına dikkat ediniz! Tekerlekli sandalye ayakkabıdır. Mutlaka kişiye özel ölçüde olmalıdır. Bireye özel uygunlukta manuel ve akülü sandalyenin sosyal devlet tarafından sağlanması gerekir. Manuel tekerlekli sandalye kullanan birine Akülü sandalye alıp rahat hareket etmesini sağlamayı istemek yanlıştır, ölümcül sonuçları vardır. Akülü sandalye kullanımı uzman hekimlerin kararıyla olur. Hekim önermemişse kullanılmamalıdır. Kollarını yeterince kullanabilen engellilerin manuel tekerlekli sandalye kullanmaları yaşam sürelerini uzatır ve sağlıklı yaşamalarını sağlar. Türkiye de hekimler tarafından raporunda yazması halinde standart tip manuel tekerlekli sandalyeler ve standart tip akülü sandalyeler devletin farklı kurumları tarafından karşılanmaktadır. Ucuz fiyat unsuruna göre temin edildiği için bireye uygun olmamaktadır. Devletin zaten karşıladığı ucuz ve bireye uygun olmayan ucuz sandalyeler için ayrıca sürekli yardım toplanması engelli bireylerin talebi olan bireye özel sandalye ihtiyacının devlet tarafından karşılanmasının da önüne geçmektedir. Bu yardım kampanyalarının tamamına yakınının organizasyonu yapanların kişisel menfaatini içerdiğini deneyimledik.
  • Birey olarak engelleri kaldırmaya çalışınız! Engellilere yapacağınız en iyi yardım, öncelikle kendi etki alanınıza giren mesleğinizde, iş yerinizde, okullarda, apartmanınızda, spor, sanat ve sosyal alanlardaki mimari engellerin kaldırılmasını sağlamaktır. Ayrıca hayatın her alanında karşılaştığınız mimari engelleri ilgili yerlere bildirerek belediyelerin bu konuda daha çok çalışmasını ve doğru uygulamalar yapmasını sağlamaktır. Bu konuda appstore ve googleplay de ücretsiz olan EngelBildir aplikasyonunuzu telefonlarınıza indirerek engelleri bildirebilirsiniz. Ayrıca çeşitli sivil toplum kuruluşlarının maddiyat içermeyen engelli bireye doğrudan dokunan çalışmalarına gönüllü olarak destek verip çalışmalara katılmanız da büyük katkı sağlayacaktır.  

Sonuç olarak engellilerin eğitim, iş hayatı, sosyal hayata katılım, sanat ve spor hayatına katılım, başka birine bağımlı olmadan yaşam, ulaşım, erişilebilirlik gibi çok konuda sorunlarının çözümü için 2005 yılında yürürlüğe giren kanun ve yönetmeliklere rağmen geçen 15 yılda özellikle erişilebilirlik ve iletişim konularında bir arpa boyu yol alınmadığını görüyoruz.  

Engellilerin hayatın her alanına eşit katılabildiği, erişilebilirlik ve iletişim engellerine takılmadığı saygın ve adil bir yaşama kavuşmayı diliyorum.  

Adem KUYUMCU

Erişilebilirlik Uygulamaları ve İletişim Danışmanı

Kutlama değil erişilebilirlik ve iletişim engellerinin kaldırılmasını istiyoruz” te bir düşünce

  1. Pingback: "Kutlama değil, erişilebilirlik istiyoruz" | Gazete Rüzgârlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir