Beyaz Baston Görme engelliler haftası !

Birçok görme engelli arkadaşım kendini KÖR olarak tanımlamaktadır. Körlük bir kültürdür. Bunu hepimizin kabul etmesi gerekmektedir. Kör yada Görme Engelli ifadelerine takılmak yerine yaşamlarındaki engelleri kaldıralım.

7 – 14 Ocak haftası Beyaz Baston Görme Engelliler Haftasıdır. Türkiye nüfusunun %12,29 ‘u engelli bireylerden oluşmaktadır. Bu oranın ayrıntıları Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmi sitesinde görülebilir.

Görme engellilerin oranı ise yüzde 1,5 civarındadır. Ülkemizde 2 milyon civarında Görme engelli olduğu varsayılmaktadır.

İfadelere takılanlara birkaç öneri ; Görme engelli birey ifadesini kullanmamız gerekiyorsa bile kendisini KÖR yada ÂMÂ olarak tanımlayanlara da saygı duyuyoruz. KÖR veya ÂMÂ ifadelerini kullanmak ayıp değildir. Körmüsün, Sağırmısın, Sakatmısın, Spastikmisin ifadelerini hakaret ifadesi olarak kullananlar bunların sevdiği yada saygı duyduğu bir kişi için kullanılmasını istemez ve bunu sorun olarak kabul eder. Oysa ifadelere sıkışmanın hiçbir önemi yoktur. Ayıp olan bu ifadeleri hakaret ifadesi olarak kullanmaktadır.

Birçok görme engelli arkadaşım kendini KÖR olarak tanımlamaktadır. Körlük bir kültürdür. Bunu hepimizin kabul etmesi gerekmektedir.

Kör yada Görme Engelli ifadelerine takılmak yerine yaşamlarındaki engelleri kaldıralım.

Eğitim, iş hayatı, spor, sanat ve sosyal hayata katılım konularında bir çok engellerle mücadele eden görme engellilerin önlerindeki engelleri kaldırmak yapılabilecek en önemli destektir. Bu konuda yerel yönetimler her alanın erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği konusunda düzenlemeleri hızlıca yapmalıdır. Kanun çıktıktan bu yana 14 yıl geçti ve hala yerel yönetimlerin görevlerini doğru yapmıyor olmaları nedeniyle hayata katılım engelleri devam etmektedir. Yerel yönetimler yaya yolları, kamu binaları, spor, sanat ve sosyal alanları Görme engelliler için güvenli hareket alanına dönüştürmedikleri sürece engel yaratmaya devam etmiş olacaklardır.

Bakanlıklarda görme engellilerin eğitim ve iş hayatı konularında daha çok çalışma yapmalıdırlar.

Bu genel bilgilerden sonra toplumu oluşturan bireyler olarak yapabileceklerimizi aktarmak istiyorum.

Başka bir iletişim mümkün ;

  • Görme engellilerin sosyal hayata güvenle katılımı için lütfen araçlarınızla yaya yollarını, yaya geçitlerini işgal etmeyiniz. Yaya yollarına görme engelliler çarpabileceği şeyler koymayınız.
  • Görme engelli bir kişiyle karşılaştığımızda (ihtiyaç olduğunu düşündüğümüz durumlarda) öncelikle yardım isteyip istemediğini sormalıyız. Görme engelli bir kişiyi karşılarken her zaman kendimizi tanıtalım ve orada bulunan diğer kişileri de takdim edelim.
  • Eğer görme engelli bir kişiyle belli bir yere kadar birlikte yürüyecekseniz onun sizin kolunuza girerek yürümesi doğru olacaktır. Onu kolundan, omzundan, belinden, elbisesinden çekiştirerek yardım etmeye çalışmayınız. Bir adım önünde yürüyünüz. İniş çıkışlarda her defasında “İniyoruz, çıkıyoruz” demenize gerek yoktur. İniş çıkışlara bir adım kala yavaşlamanız yeterlidir. Bu şekilde iniş veya çıkışa geldiğini kolayca hissedebilir.
  • Görme engelli bir kişiyi yabancı olduğu bir alanda yalnız bırakmayalım. Yanından ayrılırken bunu belirtelim. Kalabalık konuşma ortamında, hitap ettiğimiz kişiye ismi ile hitap edelim. Görme engelliler ile konuşurken normal bir ses tonu kullanalım. Bir araca binmesinde yardımcı olurken de aracın kapısının ön veya arka kapı olduğunu belirtmeniz yeterlidir.
  • Görme engelli kişiler hâkim oldukları alanlarda bağımsızca dolaşıp gezebilirler. Görme engelli bir kişinin oturmasına yardımcı olurken “Şuraya oturun, buraya oturun” şeklinde tarif etmeyin. Mümkünse elinden tutarak oturacağı sandalyenin arka kısmına dokunmasını sağlayın.
  • Görme engelli bir kişiyle yürürken önüne çıkan engeller hakkında ona bilgi verelim, çevremizi betimleyelim. Günlük konuşmanın bir parçası olan ‘Bak!’, ‘Gördün mü?’ ‘Görüşürüz.’ gibi ifadelerin kullanılması gayet normaldir. Görme engelli bir kişinin eline verdiğiniz objeyi tarif edin.
  • Çalışma alanlarında sosyal alanlarda görme engellilerin en sık karşılaştığı kazalardan biri yarım açık bırakılan kapılara çarpmaktır. Kapıları kesinlikle yarım açık bırakmayalım. Kapıların ya tam açık ya da tam kapalı olmasına dikkat edelim.
  • Görme engelli bir kimseye herhangi bir içecek ikram  ederken eliyle çarpıp dökmemesi için “Çayınızı veriyorum,  suyunuzu veriyorum” şeklinde önceden söyleyelim. Mümkün ise fincanı eline değdirelim. Çay, kahve, su gibi içecekleri masanın kenarına çok yakın yerlere koymayalım.

Engelleri yaratanlar toplumu oluşturanlardır. Engelleri kaldırmak yine bizim görevimizdir.

Engellerin olmadığı bir dünya dileğimizle…

Adem Kuyumcu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir