Bakım ve Yaşam kalitesinin artması için yardımların dengesizliğine son verilmelidir.

Başka birinin yardımıyla hayatını sürdürebilen engelli ve engelli hale gelmiş yaşlıların bakımı konusunda 3 model bulunuyor. Bireyin yakını tarafından sağlanan evde bakım, bakanlık kurumunda yatılı bakım ve özel bakım merkezlerinde yatılı bakım. Evde bakım yardımı alan kişiler ve kurumlara yapılan bakım ödemelerinden kaynaklanan adaletsizlik hem bakım kalitesini düşürüyor hem de bireyin yaşam kalitesinin düşük olmasına sebep oluyor.

Pandemi sürecinde daha zor ve sıkıntılı hale gelen evde bakım konusu bakım yardımındaki adaletsizliği de daha çok gündemimize getiriyor. Bakımı nispeten kolay olan örneğin sadece yatar vaziyette olup hayata katılım konusunda talep ve ihtiyacı olmayan vb bireylerin bakımını yapan kişilerle, sürekli hareket halinde olan, sosyal hayata katılım talepleri olan, farklı ihtiyaçları olan zihinsel olarak farklı gelişim gösteren bireylerin, otizmli bireylerin bakımını yapanlara aynı miktarda bakım yardımı ödemesi yapılması adaletsizliğe sebep olmaktadır.

Her birey birbirinden farklıdır, farklı zihinsel gelişim gösteren bireylerin bakımları diğer bireylere göre çok daha zor ve meşakkatlidir. Hiperaktiviteleri, öfke nöbetleri, epilepsi nöbetleri, takıntıları, özel eğitim ihtiyaçları ve farklı giderleri var. Bakımı çok daha zor olan bireylerin bakımını üstlenen kişilere yapılan bakım yardımı ödemesi ile bakımı daha kolay olan kişilerin bakımını yapanlara verilen desteklerin adil bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Adaletsizlik üç boyutta karşımıza çıkıyor;  

1-    Bakım ihtiyaç seviyesi hafif olan bireyle bakım ihtiyacı çok ağır olan bireyin aynı ücretle değerlendirilmesidir. Bu durum hem evde bakım hem de özel kurum bakımında sorunlar yaratmaktadır.

2-    Bakım yardımı kriterlerinde sadece tıbbı modele yani sağlık kurulu raporunda yazan engel yüzdesine ve ibareye bakılması gerçek hayatta yaşananlardan uzaktır. Doğru bir sosyal incelemeyle bakıma ihtiyaç duyan kişilerin ailelerine raporunda ağır engelli ibaresi olmasa bile bakım yardımı yapılmalıdır. Hane geliri kişi başı en fazla 1.402.-TL olması kriteri ağır engelliler için esnetilmelidir. 

3-    Bakım ihtiyacı olan birey evde bakılınca 1.544.-TL kurumda bakılınca 4.200.-TL ödenek verilmesidir. Bakanlığa ait bakım merkezlerinde bir kişinin bakım maliyetinin ise 8.000.-TL civarında olduğu ifade edilmektedir.

Bu üç yanlışın düzeltilmesi hem bakım hizmeti kalitesini arttıracak hem de bakım yapan kişi ve kurumun motivasyonunu arttırıp sonuçta bakımı yapılan kişinin yaşam kalitesini yükseltecektir.

Bakım konusunda görev genellikle kadınlara, annelere veriliyor. Yüzde doksan dokuz oranında bakım konusunda anneler tek başlarına mücadele ediyorlar.  Ancak kadın olarak fiziksel gücü çoğunlukla fiziksel olarak güçlü hale gelen otizmli veya diğer engelli bireylere yetemiyor. Tanılamadan itibaren bireye uygun özel eğitim alamayan bireylerin yaşları ilerledikçe bakımları da zorlaşıyor.  Bireyler anneden daha güçlü oluyor ve çeşitli sebeplerle geçirdikleri nöbetlerde farkında olmadan kendine, anneye, bakım yapan kişiye ve çevresine zarar verebiliyor. Kontrolü zor olan bireyleri bir kişinin zapt etmesi de imkansız hale gelebiliyor.

Bakımı zor olan bireyler için bakım merkezine ödenen bakım ücreti olan 4.200.- TL ‘nin evde bakımı yapılan bireyler içinde ödenmesi adaletli bir sosyal yardımı sağlayacaktır. Eğer anneye veya bakımı yapan kişiye böyle bir destek sağlanırsa en azından yanına bir yardımcı alır ve birlikte bakabilme şansını yakalar. Bakım ihtiyacı olan birey de ev ortamında bakılmış olur yani aile ortamından ayrılmamış olur.

Bazı bireylerin özel bakım merkezlerinde 4 kişi ile bakılabildiğini de görüyoruz. Böyle bireyler için bakım merkezine söz konusu bireyle ilgili yapılan ödemenin diğer bireylerden çok daha yüksek olması gerekir.

Bakımı daha ağır olan ve maddi imkanı olmayan bireyler için özellikle sivil toplum kuruluşlarının içinde olduğu, hem devlet, hem yerel yönetim hem de yardım kuruluşlarının desteklediği özel bakım merkezleri açılmalıdır.

Bakım bakılan içinde bakan içinde zor bir süreçtir. Konu bakan ve bakılan olarak iki yönüyle ele alınıp doğru bakım eğitimleri, doğru iletişim eğitimleri, sık denetim ve doğru, dengeli, adil desteklerle sağlanmalıdır.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından bakım yardımları konusundaki adaletsizliğin giderilmesi ve sorunların önlenmesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyor ve bekliyoruz. 

 Adem Kuyumcu

EHDD – Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı

TODEV – Türkiye Otistiklere Destek ve Eğitim Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyesi 

  1. Ramazan koouz diyor ki:

    1-Evde bakılan engelli için 4200 de verseniz kimse evine yabancı bir bakıcı kolaylıkla sokmaz kendisi de ikinci kişiyi eve bağlamaz
    2-Adaletsizlik üzerinden değilde ihtiyacı ve bakımı zor olana biraz daha farklı yani bakım ihtiyaç ve zorluğuna göre kademelendirme yapılması desek daha isabetli olur diye düşünüyorum
    3-Sivil toplumun engelli bireyler için elini taşın altına kaymasına bir engel olmamasına rağmen toplumsal farkındalık ve dayanışma oranının düşüklüğü için yine toplumsal anlayışın bir aşamaya ihtiyacı olduğu açıktır

  2. Peyman diyor ki:

    Ben otizmli bir çocuk annesiyim.Tek başıma çocuğuma bakmaya çalışıyorum.Bir çok sosyal medya gurubunda (otizmle ilgili) ailelerin en onemli istegi oldukten sonra cocuklarinin nasil yasayacagi.Ayrica ebeveyn hastalanıp ameliyat vs nedeniyle hastanede kalmak zorunda.Ama çocuğunu emanet edecek ne bir yakin (ki onlarda çocuğu sizin kadar anlayamaz ve her an krize girebilir) ne de başka bir alternatif var.Oncelikle eğitim,sağlık ve spor alanlarından oluşan yasam komplekslerinin bir an önce yapılması.Bu alanlardan yaşarken ebeveyniyle beraber günlük yararlanmalı ve çocuklar alışkın olduğu bu komplekste yatılı da kalabilmeli acil durumlarda.Ebeveyn yitiminde de alisik olduklari bu komplekste surekli kalabilmeli.Bir sürü esitli amacla kurulmus devletten yardim alan vakıf,kurs,dernek var niye bu çocuklar için bu tür yatırımlar çok görülüyor anlayabilmiş değilim.Umarim bu adaletsizlik böyle sürüp gitmez siz sesimizi duyurabilirsiniz.Ha bu arada dip not benim kızım %85 otizmli,konuşamıyor,okuyup yazamıyor.Agir krizleri bi nebze de olsa atlattım.IBB biraz önce kriterlerine uymadigimizi belirten bir mesaj attı.Kirada ve bakım maaşıyla geçinmeye çalışan bu ebeveyne.Aci acı güldüğümü kendilerine iletin lütfen!!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir